Yazılarımız

MİMAR HAYVANLAR< Geri


İnsan olarak birçok şeye muhtaç yaratılmışız; havaya, suya, gıdaya muhtacız. En önemli ihtiyaçlarımızdan biri de barınma ihtiyacıdır. İnsanoğlu kendisini tehlikelerden, soğuktan, sıcaktan koruyacak, içinde yaşayabileceği, yemeğini yapıp,  uyuyabileceği güvenli bir eve ihtiyaç duyar.

Barınma ihtiyacı sadece insana mahsus değildir. Hayvanlar da barınmak için bir yuvaya ihtiyaç duyarlar. Hayvanlar çamur, dal, balmumu, ipek, ot, tüy parçaları ile adeta bir mimar gibi çalışarak olağanüstü evler inşa ederler. Mesela;

Duvarcı eşek arıları çenelerini ve ayaklarını kullanarak kilden minik çömlekler yapar ve bunları dallara yapıştırır. Midesinde depoladığı suyu püskürterek çömlekleri nemlendirir. Çömleklere besin depoladıktan sonra içine yumurtlar.

Termitler topraktan,  7 metre yüksekliğe erişebilen şato biçimli yuvalar yaparlar. Yuvanın tam ortasında kralın taht odası bulunur; bunun etrafında değişik yaş ve iş grupları için ayrılmış birbirine açılan odalar vardır. Termit yuvası, yolları, besin depoları, polisi, işçisi ve bitmek bilmeyen trafiğiyle büyük şehirlere benzer. Termit yuvalarının en şaşırtıcı özelliği havalandırma sistemine sahip olmasıdır. Havalandırma bacaları yuvadaki ısı, nem, karbondioksit ve oksijen miktarını dengeler. Havalandırma bacalarına açılan havalandırma koridorlarında çalışan yüze yakın termit bu bacaları mevsime, günün saatine göre değişen  ısı, nem ve oksijen oranını dengelemek için sürekli açıp kapatırlar.

Megapod denilen Avusturya hindileri dev pençeleriyle 3 m çapında 15 m derinliğinde bir çukur kazar. Bu çukuru çürümekte olan yaş ot ve yapraklarla doldurur.Çürüyen bitkilerdeki bakteriler önemli miktarda sıcaklık oluşturur. Çürümüş bitki tabakasını toplayan ve havalandırmak üzere ara sıra altüst eden hep erkekdir.Dişi kuş zaman zaman

gelerek erkeğin çalışıp çalışmadığını kontrol eder. Sonunda dişi çürüyen bitkilerin üzerindeki çukura yumurtlar. Adeta bir kuluçka makinasını andıran bu yuvanın sıcaklığını 33 derecede tutmak için erkek hindi havalandırma delikleri açar. Hava sıcaklığı arttıkça da tepeciğin üzerini kumla örter.Öyle ki yaz ortasına doğru kumun kalınlığı 1 m olur.

Kunduzlar, dişlerini ve ayaklarını kullanarak ağaç keserler. İnsanlar gibi su kanalları, ağaçtan kulübeler, yeraltı inleri ve akarsular üzerinde barajlar yaparlar.

Birçok kuş çalı çırpı toplayarak yuva yapar. Avustralya ve Yeni Gine’de yaşayan beşik kuşunun erkeğinin yaptığı yuva ise bir başka güzeldir.Yuvasını çiçek, tüy, parlak cisimler, çakıllar, deniz kabukları vb. ile süsler. Bu kuş ağaç kabuklarını bir fırça gibi kullanarak, yuvasının içini bile yabani böğürtlen suyuyla boyayarak güzelleştirir.

Tropik Afrika’da yaşayan bir çeşit çulha kuşu  palmiye yapraklarından yuva örer; ayakları ve gagasıyla inanılmaz karmaşıklıkta, dayanıklı ve sık bir dokuma oluşturur.Gerçek bir dokumacı gibi çözgü ve atkı iplikleri kullanır.Bitki lifleri arasında en kuvvetli ve esnek olanları seçerek, onlara düğümler ve bukleler yaptırır. Dokumanın bazı noktaları, kille yapıştırılarak güçlendirilir.Bu kuşlar kolini halinde yaşadıkları için bir tek dal yüz kadar yuva içerebilir.

Arılar karınlarından salgıladıkları balmumu ile altıgen şekilli petek odacıkları yaparlar.Altıgen şekiller arasında hiçbir boşluk kalmaz. Üstelik alanları aynı olan üçgen, kare ve altıgenden kenar uzunluğu  en kısa olan altıgendir. Böylece aynı mikdar bal daha az balmumu ile çevrilebilir. Her petek odacığının eğimi 13 derecedir. Bu balın içeri akabilmesi için gerekli eğimdir.

Örümcek ağını örmek için kullandığı ipeği karnındaki 6 çift bezden salgılar. Her bez farklı tipte bir iplik yapar. Bazıları katı ve bükülmez, diğerleri yumuşak ve esnektir. Bazı iplikler milimetrenin yüzde biri kadar incedir, insan eliyle yapılması imkansızdır.

Hayvanların yaptığı yuvalara baktığımızda  adeta bir mühendis, bir mimar , bir sanatçı elinden çıkmış gibidir. Sıcaklık, ısı, nem, verimlilik, sağlamlık, esneklik, estetik  vb. özellikler  hesaplanmış , ona göre dizayn edilmiştir. Bütün bu özellikleri şuursuz, akıl sahibi olmayan hayvanların düşünmesi, planlaması imkansızdır. Bu güzel işler ancak herşeyi bilen, herşeye gücü yeten, herşeyi en doğru ölçüyle yaratan Rabbimizin işidir.

• Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.   (NAHL SURESİ / 68)

• Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.   (NAHL SURESİ / 69 )

KAYNAK:Bilim Teknik Dergisi

Web Tasarım